9 Şubat 2012 Perşembe

Sone

Bezdim hepsinden, ölüm gelse de huzur verse artık;
Her türlü varlığı hak etmiş kişinin yokluk çekmesinden,
Erdemden yana nasibi olmayana allı pullu giysiler düşmesinden,
En içten inanmış kişiye arsızca leke sürülmesinden
Utanılmadan yerinden edilmesinden namuslu insanların,
Namuslu genç kızın kahpece kötü yola düşürülmesinden,
Gerçek yetkinliğin haksızca çarpıtılmasından,
Aksayan yöneticilerin yönetimi güçten düşürmesinden,
Sanatın dilinin bağlanmasından yetkili kişilerce,
Bilgiçlik taslayan beceriksizliğin hünere yeğ tutulmasından,
Yalın gerçekliğin safdillikle karıştırılmasından,
Kıskıvrak yakalanmış İyiliğin kötülüğe kul olmasından bıktım.
Bezdim işte bunlardan ve ölmek ayrılıp gitmek isterim,
Ölmek, sevdiğimi bir başına bırakmak olmasa.










Ah, sevdiğim niye bu kokuşmuşluklarla yaşar ki?
Niye yüz verip şımartır kötülüğü varlığıyla?
Niye fırsat verir günaha böylesine?
Günah da onu kullanıp gösteriş yapar.
Sahte boyalar niye sevdiğimin yanaklarını taklit eder,
Cansız görünümünü çalar onun,canlı rengi yerine?
Fukara güzellik neden dolambaçlı yollar seçer,
Gülün aslın sevdiğimdeyken,hayali gül peşinde koşar durur?
O niye yaşar hala,doğa kendisi iflas ettiğine göre,
Damarlarına kızıllık verecek kanı çekildikten sonra?
Sevdiğimden başka serveti kalmadı diye mi elinde;
Kazancı ona bağlı diye mi,evlatları bol olsa da?
Ah, nede iyi saklıyor onu ki, gösterebilsin gelecekte
Nasıl bir serveti vardı, o kötü günlerden önce.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder