16 Şubat 2012 Perşembe

Sahne 1

Yazar daktilosunun başında hikayesini yazmaya başlar
    Daktilo mu kaldı diye düşünebilirsiniz bizim yazarımız eski kafalı hatta bu adam karınca topluluğu adını taktığı toplumumuzdan kendini elinden geldiğince soyutlamış dağın unutulmuş bir köşesindeki av evinde kendince yaşama savaşını veren manyağın teki.Tanıdık geldi biliyorum Kendini soyutlayan manyak yazar bakalım kim kimi nerde nasıl kesecek
Neyse biraz bu tarafa gelelim.Bohem kafalar biraz...Gereksiz.
Yazar dizüstü bilgisayarının başında 32 yıldır üzerinde çalıştığı romanını yazmaya başlar

Akşam üstü hafiften güneşin batmaya niyetlendiği saatlerde Duka pencerenin önünde votkasını biraz kaçırdığı kahvesini içmekteydi.
Duka da kim lan şimdi?İsim mi tükendi dünyada?Neyse devam et bakalım
Sarhoşluğun verdiği hafiflikle sonbaharın o ılık rüzgarlarına kendini...
Kendini? kendini ne?ahahah manyakmısın lan kışın ortasındayız ne sonbaharı ne rüzgarı bak bence şöyle yazmalısın.Kafası göt gibi olan Duka atın sikinden kopup gelen kelebeği anlamsızca izlerken doğaya bir kez daha aşık oldu.Nasıl?
Süpersin alkışlıyorum seni  O zaman şöyle yapalım
Kafası hafif güzel gökyüzünün renklerini inceleyen bu adam...
Yazmasan mı?Arada güzel yazıyosun ama o ara bugünkü bu ara değil.
İyi lan iyi siliyorum alayını

Yazar dizüstü bilgisayarının başında ekrana boş boş bakmaktadır.O sırada bir kadın içeri girer ve Bursa dan aldığı çift su verilmiş bıçağı yazarımızın sırtına saplar


                                                                  ...devamı var

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder