21 Şubat 2012 Salı

taslaksal saklamacaların gün yüzüne pırtması


Aslında paylaşmalara kıyamadığım gruplardan biridir bunlar ama naparsın deli gönül dinleyin istedi

19 Şubat 2012 Pazar

Ey şuursuz hırs ve tamah! Ey ölümlü hayatımızda bizi fenalık yapmaya sürükleyen ve sonra da ebedi hayatımızda böyle gaddarcasına kanlar içine batmamıza sebep olan çılgın öfke!

Jimi Hendrix Angel


Benim Winampımla olan dialoğumu bilen arkadaşlarım vardır.İnternetle olan durumumu gözden geçirceğimi söyledim kendisine O da benim için bunu çaldı

16 Şubat 2012 Perşembe

Sahne 1

Yazar daktilosunun başında hikayesini yazmaya başlar
    Daktilo mu kaldı diye düşünebilirsiniz bizim yazarımız eski kafalı hatta bu adam karınca topluluğu adını taktığı toplumumuzdan kendini elinden geldiğince soyutlamış dağın unutulmuş bir köşesindeki av evinde kendince yaşama savaşını veren manyağın teki.Tanıdık geldi biliyorum Kendini soyutlayan manyak yazar bakalım kim kimi nerde nasıl kesecek
Neyse biraz bu tarafa gelelim.Bohem kafalar biraz...Gereksiz.
Yazar dizüstü bilgisayarının başında 32 yıldır üzerinde çalıştığı romanını yazmaya başlar

Akşam üstü hafiften güneşin batmaya niyetlendiği saatlerde Duka pencerenin önünde votkasını biraz kaçırdığı kahvesini içmekteydi.
Duka da kim lan şimdi?İsim mi tükendi dünyada?Neyse devam et bakalım
Sarhoşluğun verdiği hafiflikle sonbaharın o ılık rüzgarlarına kendini...
Kendini? kendini ne?ahahah manyakmısın lan kışın ortasındayız ne sonbaharı ne rüzgarı bak bence şöyle yazmalısın.Kafası göt gibi olan Duka atın sikinden kopup gelen kelebeği anlamsızca izlerken doğaya bir kez daha aşık oldu.Nasıl?
Süpersin alkışlıyorum seni  O zaman şöyle yapalım
Kafası hafif güzel gökyüzünün renklerini inceleyen bu adam...
Yazmasan mı?Arada güzel yazıyosun ama o ara bugünkü bu ara değil.
İyi lan iyi siliyorum alayını

Yazar dizüstü bilgisayarının başında ekrana boş boş bakmaktadır.O sırada bir kadın içeri girer ve Bursa dan aldığı çift su verilmiş bıçağı yazarımızın sırtına saplar


                                                                  ...devamı var

15 Şubat 2012 Çarşamba

9 Şubat 2012 Perşembe

Sone

Bezdim hepsinden, ölüm gelse de huzur verse artık;
Her türlü varlığı hak etmiş kişinin yokluk çekmesinden,
Erdemden yana nasibi olmayana allı pullu giysiler düşmesinden,
En içten inanmış kişiye arsızca leke sürülmesinden
Utanılmadan yerinden edilmesinden namuslu insanların,
Namuslu genç kızın kahpece kötü yola düşürülmesinden,
Gerçek yetkinliğin haksızca çarpıtılmasından,
Aksayan yöneticilerin yönetimi güçten düşürmesinden,
Sanatın dilinin bağlanmasından yetkili kişilerce,
Bilgiçlik taslayan beceriksizliğin hünere yeğ tutulmasından,
Yalın gerçekliğin safdillikle karıştırılmasından,
Kıskıvrak yakalanmış İyiliğin kötülüğe kul olmasından bıktım.
Bezdim işte bunlardan ve ölmek ayrılıp gitmek isterim,
Ölmek, sevdiğimi bir başına bırakmak olmasa.










Ah, sevdiğim niye bu kokuşmuşluklarla yaşar ki?
Niye yüz verip şımartır kötülüğü varlığıyla?
Niye fırsat verir günaha böylesine?
Günah da onu kullanıp gösteriş yapar.
Sahte boyalar niye sevdiğimin yanaklarını taklit eder,
Cansız görünümünü çalar onun,canlı rengi yerine?
Fukara güzellik neden dolambaçlı yollar seçer,
Gülün aslın sevdiğimdeyken,hayali gül peşinde koşar durur?
O niye yaşar hala,doğa kendisi iflas ettiğine göre,
Damarlarına kızıllık verecek kanı çekildikten sonra?
Sevdiğimden başka serveti kalmadı diye mi elinde;
Kazancı ona bağlı diye mi,evlatları bol olsa da?
Ah, nede iyi saklıyor onu ki, gösterebilsin gelecekte
Nasıl bir serveti vardı, o kötü günlerden önce.

7 Şubat 2012 Salı

Sanki Vasiyet Gevende


vasiyet...
Kimsenin fazlaca bilmediği aslında bilmesinide pek istemediğim bir gruptur Gevende ama bu şarkılarını ilk dinlediğimde ki o zamanlar bu klip yoktu kulağımda kulaklık söverek yürüyorum birden bu şarkı çalmaya başladı ve ilk notaların girmesiyle birlikte o ılık yumuşak ve kelimlerle dahi nasıl anlatabileceğimi tam olarak bilemediğim bir enerji  etrafımı sardı.Amaan Yarabbiiii!birde ne göreyim soğuk yol gitti yerine cennetten bir bahçe zuhur etti(zuhur ahaha çok güzel bi kelime)ve etrafım böyle yüzüne bakmaya doyamayacağın huri olarak nitelendirilen lakin benim ilik taaşşş vaaşşş betonnn diye laf attığım kızlar doldu.5 dakika 25 saniye boyunca bu alemde hangi hatuna yavşayacağımı tam kestiremeden gezdim durdum Tam birine avına odaklanan bir avcı misali odaklandıııım -argo tabiriyle götün götün hatuna yaklaşıyorum-şarkı bitmesin mi işte olacak ya offf elim ayağım titreyerek şarkıyı kaç defa başa sarıp dinledimsede boş aynı parelel evreni bidaha denk getiremedim 


O yüzden bu şarkı vasiyetimdir!!!Öldüğümde cenaze marşı olarak  kullanılsın Belli mi olur son dakika golü atarız  :))

6 Şubat 2012 Pazartesi

Avuçlarımda hala sıcaklığın var


Bir gün göçüp gidildiğinde böyle şarkı söyleyecek yada söyletebilcek bir insan hayatımda olacak mı?


Kafasına ermeye gerek vaaar mı?Bence yok!O bu değilde Teyze helal olsun!!!

2 Şubat 2012 Perşembe

******************

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
                                  durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa,
balık mı olsam,
yosun mu yoksa?
Ne o,ne o,ne o.
Deniz olunmalı,oğlum,
bulutuyla,gemisiyle,balığıyla,yosunuyla.

                                               N.H.R.

Sen Bir Melektin

       

Şu dünya denen meşin yuvarlağın üzerinde müzikal açıdan ne varsa 70'lerde vardı.O da malesef oldu ve bitti.

1 Şubat 2012 Çarşamba

Tabi Güzelim (Babutsa)

1)Bunlar kim?
2)Ben bu şarkıyı nerden biliyorum?
3)Ne kadar salak bi klip lan bu
4)Şarkıyı youtube dan açınca sağda çıkan şarkıyı dinlemeden nasıl eşlik edebiliyorum?
yanayım yanayım ateşlerde yanayım sen iste yeterki kulun kölen olayım Direk ezberden yazdım

(korkuyorum)

Samuel Barber - Adagio for Strings

                     
Kahve hazırlanır.Bu şarkı tıklanır ardından http://www.rainymood.com/ açılır ve yağmurun ses düzeyi ortalara çekilir.Kışın ortasındaki insana bahar hatırlatılır.


Not:Yağmur sesini sevmiyor olabilirsiniz o zaman direk dinle kardeşim aynı kafaları yaşıyaca(ğı)z diye kural mı var?